20/3/2008 ·

TUT Kİ SANA BİR ŞEYLER YAZMAYA KARAR VERDİM

 

 

 

Sana bir şeyler yazmaya karar verdiğim andı… o düşlerin sahiciliğe döndüğü mekanda hayal kırıklığının sonu… sipariş üzere aşkta bu olmalı mıydı?… gerçeklik üzere bina edilecek evlilikte güven olmalı mı yoksa güvenin yanında saflık duruluk şeffaf duruş olmamalı mıydı? buna kim karar vermeliydi?… kadın dişilik ve kişilik üzere güveni, erkek de sığınılacak limanı, korunak ya da şefkati tesis etmeli  miydi?... sorular sorular hep cevapsız ve çaresiz kalan sorular…

 

Tut ki görmeden dokunmadan senin üftaden oldum… bir de kapital olayım dedim… bunda benim çıkarım ne olacak sorusunun cevabını aramayacak mıyım?... bak yine soru sordum… aman be boşver sorularınla kendin dertleş işte !... çağın delisisin ya! kendi kendine sor ve kendi kendine cevap arar ol… işte ben çok zamandır diyorum bu sistemde aşığım diyen varsa yalan söyler diye arkadaş… hem kapital olacaksın hem de aşık… yok ya!... hemen sorum az önce ki gibi hazır olacak, bu aşkta benim çıkarım ne olacak… görmek mi? dokunmak mı?... rahatlamak mı?... ne arkadaş bu kadar basit mi aşk!... bu kadar basit bir çıkar ilişkisinde olmak şahsen benim aradığım değil….

 

Tut ki ben görmeden dokunmadan sevenlerden olmak istiyorum… hoyratça ve karşılıksız… ne kadar ilahi aşkta bu olmalıysa onun bu dünyadaki tek irade sahibi kıldığı veliahtında da bu aşk olmalı değil mi?... kul ilahının cennetine gitmek için mi ona aşık olur?... ya onun yeryüzündeki yalnızca ona akıl verdiği beşeriyet ; dişisi erkeğine , erkeği dişisine hep bir karşılıkla mı üftade olmalı… öyle ise vay halimize ki vay!... hatta vah vah!…

 

Tut ki seni fiziğinle daha doğrusu masivadaki yansımanla sevdim… önce cicim ayları can cana… sonra cicim ayları biter yan yana… sonra yıllar biter dön öte başlar… bir müddet sonra bir de bakarsın ki ömür biter… eğer tüm ruhunla karşılıksız sevdiysen temelde o anlayışa sahipsen cicim aylarındaki gibi ömrün hep can cana geçer ki sen o sevdiğinin fiziğini daha doğrusu dünyadaki yansımasını göremezsin… kendi özündeki ve onun özündeki ortaya çıkardığınız o güzel ruhla seversiniz… her iki cihanda da onu istersiniz… tüm beşeriyeti yaratandan da bunu sizden istemez mi?... çünkü kulum başka bir kulumu karşılıksız sevmiş onun ruhundaki güzelliği o yarattığım dünyada ortaya çıkarmış… bütün istediğim güzellikler tarafımdan saçtığım rayihalarla bezenmiş daha ne isterim… bilirim ki bu kullarım beni cennetim için değil ya da benden korktuğu yahut cehennemime girmemek için sevmedi… beni karşılıksız o saf duru berrak şeffaf karşılığına gelen sözcüklerden neyi koyarsanız koyun öyle sevdi…

 

Tut ki öğretmensiniz öğrencilerinizin sizi düşük not verir korkusuyla mı ya da yüksek not vereceğiniz için mi sevmesini istersiniz?... tabii ki her ikisi de sizi yaralar… ve bu öğrencileriniz, bitince öğretmenliğiniz sizi hemencecik unutuverirler… çünkü karşılığında ödül ya da ceza var… ödüle çalışarak aldım, cezadan ödeyerek çıktım diyip unutacaklar sizi… siz ki yüce yaratanın rızasını kazanmak ve sırf onun aşkını üzerinizde taşıdığınız için tüm emekleri sarf ediyorsanız o güzellikleri ortaya koyuyorsanız sizin güzel ruhunuz unutulmayan bir güzellik olacaktır… böylelikle öğrencileriniz de sizi her iki cihanda unutmayanlardan olacaktır…

 

Sana bir şeyler yazmaya karar verdiğim anda yazmalıyım dedim… senden ne cennetine girmek ne de cehenneminden korktuğum için ne vereceğin ödül ne de cezandan korktuğum için değil özüme bütün güzellikleri karşılıksız verdiğin için seni karşılıksız sevdim… bütün soruların cevabının senin yüklediğin o güzellikte var olduğunu bildim… bütün soruların künhünde seni arayıp bulmak yatmalı… kadın erkeğinde erkek ise kadınında, senin yüklediğin o güzel programı bulmalı çıkarmalı ve öyle yaşamalı… sorular sorular  senin huzurunda hep çaresiz  ve cevapsız kalan sorular… bütün cevapları özümdeki güzellikte sakladığın sorular…

 

Tut ki ben çağın delisiyim ya… bu kapital sistemde yaşamıyorum ya… yaratanı da yaratılanı da hepten karşılıksız seviyorum ya…  

 

Ne mutlu ki karşılıksız severek yapılan tüm güzel işlerde alemin delisi olarak yaşayanlara… şimdi kendime format çekiyorum selam olsun güzel yarınlara…

 

 

                                                                     Mehmet KELEBEK

                                                                              08.03.2008

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

Yazan:mehpareogt | Tarih: 2008-05-04 12:40:44
Konu: ..

Bir yürek nelere yeterse,bir can bir canı ne kadar severse bir damardan ne kadar çok kan geçerse, yaşam ölüme ne kadar değerse, sende benim için o kadar değerlisin.Sağlıklı ve Mutlu Pazarlar ARKADAŞIM

Bağlantı »

Yazan:mehpareogt | Tarih: 2008-04-13 13:32:51
Konu: ......

sağlıklı mutlu umutlu sevgi dolu bir pazar günü ve tüm güzelliklerin artarak devam ettiği gönlünüzce bir hafta dileklerimle arkadaşım herşey gönlünüzce olsun

Bağlantı »

Yazan:mehpareogt | Tarih: 2008-03-25 21:37:31
Konu: Güzel bir paylaşım teşekkürler arkadaşım

Dünyayi oldugu gibi kabul et.Gülümsemeleri ve sikintilariyla sevgisi, dostlugu, yalani ve gerçegiyle; yarinin nefsine bagli planlariyla, gençligin düsleri gibi gelip geçen umutlariyla. iyi akşamlar

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »